Bangalore'da her şeyin — toplantılar, dokümantasyon, Slack mesajları — İngilizce yapıldığı bir şirkette yazılım mühendisi olarak çalışıyorum. Teknik İngilizcem sağlam. Bütün gün dokümantasyon okuyabilirim. Ama tartışmalar, sunumlar veya diğer ülkelerden meslektaşlarla günlük sohbetler söz konusu olduğunda, hep aynı güvenli, temel kelimelere dönüyordum.
"Thorough" veya "feasible" gibi kelimelerin var olduğunu biliyordum. Onlarca kez okumuştum. Ama o anda, konuşmam gerektiğinde, hiç gelmiyorlardı. "Good" veya "possible" diyordum ve fikirlerime hakkını veremediğimi hissediyordum.
Ne Değişti
Bir arkadaşım LexiMory'yi tavsiye etti ve beni hemen etkileyen şey ses oldu. Eklediğim her kelimenin tekrar tekrar dinleyebileceğim net bir telaffuzu vardı. Farklı tekrar seanslarında bir kelimeyi beş altı kez duyduktan sonra bir şey tıkladı — ihtiyacım olduğunda kelimeyi kafamda duymaya başladım. Artık ekrandaki bir metin değildi. Bir sesi, bir görseli, bir hissi vardı.
Görseller de beklediğimden daha çok yardımcı oldu. "Bottleneck" kelimesini kaydettiğimde, görsel trafiğin biriktiği dar bir yol kesimiydi. Artık biri projede bir darboğazdan bahsettiğinde, o resim aklımda canlanıyor ve kelime hemen orada, kullanıma hazır.
İş Yerinde Gerçek Etki
İki ay içinde müdürüm birebir görüşmede toplantılardaki iletişimimin geliştiğini belirtti. Daha süslü kelimeler kullanmıyordum sırf kullanmak için — sadece fikirlerimi daha net aktaran daha hassas kelimeler kullanıyordum. "Let's look at everything carefully" yerine "Let's do a comprehensive review." Küçük değişimler, ama birikiyor.
İşe giderken çalışıyorum — belki günde on beş dakika. LexiMory planlamayı hallediyor, ben sadece gelip tekrarlıyorum. Gerçekten cebime sığan kişisel bir İngilizce öğretmenim varmış gibi hissettiriyor. İngilizceyi iyi okuyan ama konuşurken akıcı kullanamayan herkes için bu uygulama o boşluğu kapatıyor.